MEVCUT BETONARME YAPILARDA KONSOLLAR

Prof.Dr. Melike Altan
İstanbul Teknik Üniversitesi



Ayrık nizamda inşa edilecek yapılarda yapı taban alanları İmar Yönetmeliklerine göre sınırlandırılmıştır. İstanbul İmar Yönetmeliğinin 7.03 maddesinde bu oran %25 olarak verilmiştir. Yine aynı yönetmeliğin 7.12 maddesine göre komşu sınırlarına getirilen şartlara uyulmak koşulu ile genişliği 1.50m. den fazla olmamak kaydı ile açık ve kapalı çıkma yapılabileceği hükmü mevcuttur. [ 1]

Bitişik nizamda inşa edilecek yapılarda ise aynı yönetmeliğin 7.12 Maddesine göre 9.0m. den daha geniş yollarda, ön bahçesi bulunmayan, ya da yeterli olmayan bölgelerde yol, meydan, yeşil alan gibi kamu kullanımına ayrılmış yerler üzerinde parsel sınırı dışına en çok 0.90m. genişlikli açık ve kapalı çıkma yapılmasına bu çıkmanın en alçak noktasının tretuvar üst seviyesinden 2.40metreden fazla olması koşuşu ile izin verilmektedir.

Kentlerde yoğun konut ihtiyacı, arsa bedellerinin pahalılığı ve bilhassa İstanbul gibi konuta ayrılmış arsa sayısının da kısıtlı olduğu şehirlerde yukarıda açıklanan yönetmelik izinleri yapımcı müteahhitleri ve mimarları yapının taşıyıcı sisteminin seçimi ve boyutlandırılmasında birinci derecede belirleyici etken olan depremi göz ardı ederek alan kazanmak hırsına itmiş ve konsollu yapılar süratle yaygınlaşmıştır.

1990 yıllarına kadar kolon düşey sürekliliğinin bozulmamasına dikkat edilmiş, bunun sonucu binaların dört köşesinde birer açık balkon yapılmıştır (Şek.1).


Resim 1

1990 yıllarından sonra kapalı alan isteklerinin artması ile taşıyıcı sistem elemanlarının süreklilik şartı da göz ardı edilerek düşey taşıyıcılar konsolların ucuna ötelenmiş ve böylece içinde düşey taşıyıcısı bulunmayan hacımlar elde edilmiştir. Önceleri köşe açık balkonların kapalı hale getirilebilmesi amacıyla köşe kolonlar konsol ucuna iki kolon olarak ötelenmiş (Şek.8), bilhassa ara bölme duvarları bulunmayan yapılarda bu istek tüm cephe kolonlarının konsol ucuna ötelenmesine kadar götürülmüştür.


Şekil 8

Bu istekler 17 Ağustos 1999 depremine kadar dar alanlarda inşa edilen ve uzun doğrultusu boyunca iki aksı bulunan yapılarda tüm düşey taşıyıcıların konsol ucuna ötelenmesine yani tüm düşey taşıyıcıların düşey sürekliliğinin ortadan kaldırılmasına kadar devam etmiştir (Şek.2).


Şekil 2

 

Yapımcısı ve mimarı tarafından bu isteklere göre statik ve betonarme projesini düzenlemesi için zorlanan mühendis,sonuçta bir ceza durumunda ise suçlanan en önemli kişi olmuştur.

Yönetmeliklerde konsollar hakkındaki maddeler değişmedikçe depremlerden alınan dersler unutulacak ve yine aynı hatalar yapılmaya devam edilecektir.

Konsol ucuna kolon ötelenmesi 1998 yılında yürürlüğe giren Deprem Yönetmeliğince yasaklanmıştır. Ancak bu tipte yapılan birçok yapı mevcut olup halen iskan edilmektedir. Bu yapılarda 1998 Deprem Yönetmeliği’nin öngördüğü şekilde düşey sürekliliği sağlayacak bir iyileştirmeye gidilmesi gereği ortadadır. Bilhassa ayrık nizamda inşa edilmiş bu tür yapıların iyileştirilmesi kolaylıkla yapılabilmektedir. Bu amaçla yapılmış Kavacık’ta güçlendirilmiş bir yapının kat kalıp planları Şek.3, Şek.4, Şek.5, Şek.6 da verilmiştir.


Şekil 3,4,5,6



Kat planları verilen bodrum kat+zemin Kat+4 normal kat olmak üzere toplam 7 katlı olarak inşa edilmiş yapının dört köşe kolonu zemin ket tavanından itibaren konsol ucuna ötelenmiştir. Konsol ucuna ötelenen kolonların düşey sürekliliğini sağlamak amacıyla bodrum katlarda kuyu temeller teşkil edilmiştir. [ 2]

Konsol ucuna kolon ötelenmesi yapılmamış binalarda da kapalı çıkmalar nedeniyle düşey taşıyıcılar birbirleri ile sadece 10-15 cm kalınlıklı döşeme ile bağlanabilmekte bu durum depremde yapının taşıyıcı sistemini olumsuz etkilemektedir. Şek.7 de planı verilen üç cephesi boyunca ayrık nizamda inşa edilmiş binada kapalı çıkmalar nedeni ile yapının kısa doğrultusunda çerçeveleri teşkil edilememiş, 17 Ağustos 1999 depreminde yapı büyük bir alanın yükünü taşıyan S1 kolonu taşıma kapasitesini kaybetmesi sonucu yıkılmıştır. (Resim1, 2, 3, 4) resimlerde bu durum açıkça görülmektedir.


Şekil 7

Konsolların diğer bir mahzuru ise depremde yapının taşıyıcı sisteminde bir hasar olmasa bile konsol ucuna örülen duvarlarda ağır hasarların ve hatta yıkılmaların ortaya çıkmasıdır.

Yapıda konsol nedeniyle maliyet artışı, ısı kaybı vb gibi olumsuzluklara rağmen nüfuzun yoğun olduğu kentlerde inşa edilen konsollu yapı tarzı arsanın kolay temin edildiği kırsal kesimlerde bile mimarlarımızın vazgeçilmez tutkusu haline dönüşmüştür.

Resim 1 Resim 2
Resim 3 Resim 4

 

Gelişmiş ülkelerin bir çoğunda deprem riski olmadığı halde konsollu yapılar yok denecek kadar azdır. Bu ülkelerdeki yapıların dış görünüşlerinin monoton ve çirkin olmadığı da bir gerçektir.

Büyük bir kısmı deprem kuşağı üzerinde bulunan ülkemizde de gerek yapının taşıyıcı sisteminin güvenliği gerekse maliyetler gözönüne alındığında konsollu yapı tarzından vazgeçilmesi için İmar Yönetmeliklerinin düzenlenmesi uygun olacaktır.

 

 

KAYNAKLAR

[ 1] İstanbul İmar Yönetmeliği

[ 2] Kavacık’ta Betonarme Bir yapının Güçlendirilmesi, M. ALTAN, M. AYDOĞAN