|
Depremde
hayatta kalmanızı sağlayabilecek ve
hayatınızı idame ettirecek altın kurallar Öncelikli olarak şunu hatırlatmak isteriz. "Bir gün, bir yerde, bir şekilde yardıma muhtaç duruma düşebilirsiniz." Yaşanan depremde hayatını yitirenler de sizin gibiydiler. Onlarında hayalleri, umutları, sevenleri vardı. Bütün bunları 45 saniye içerisinde yitirdiler. Hiç düşündünüz mü ? İnsanlar hayatlarını neden kaybettiler? Kurtulma şansları olabilirmiydi? Kurtarılanlar sadece şanslı oldukları için mi yaşıyorlar? Unutmayın ! Deprem ne ilahi bir ceza ne de çaresizliğin adıdır. Yarın bu soruların cevaplarını öğrenmek için çok geç olabilir! Erzincan'dan dinar'a, adana'dan marmara depremine kadar yaşadığımız deneyimleri sizlerle paylaşmak istiyoruz. 17 ağustos marmara depremi ve 12 kasım bolu-düzce depremlerinde görev yapan sivil savunma arama ve kurtarma birliklerince 224'ü sağ, 405'i ölü olmak üzere toplam 629 vatandaşımız enkaz altından kurtarılmıştır. Tecrübelerimiz göstermektedir ki;
Asansörleri kesinlikle kullanmayınız. Ne yazıktır ki, pek çok vatandaşımız hiçbir koruma sağlayamayan (eşyasız ölü bölge) antre, hol, asansör boşluğu ve merdiven boşluğunda hayatlarını kaybetmiştir. "dayanıklı ev eşyalarının bulunduğu bölümlerde oluşan yaşam alanlarını gördükçe yüreğimiz acıyla burkuluyordu." Pek çok vatandaşımız uygun davranış şeklini (bilinçsizce) tatbik ederek hayatlarını kurtarırken, çok sayıda vatandaşımız da antre, hol, ve merdiven boşluğunda yaşamını yitirmiştir. Yine dışarı çıkan vatandaşlarımızdan bazıları da yıkılan diğer bir binanın altında kalmış veya trafik kazası geçirmiştir. Tavanla birlikte gardrobunun veya sadece tavanın altında sıkışan vatandaşımızın hemen karşıda duran çeyiz sandığı ve üzerine yığılmış olan yüklüğün önünde pozisyon alması halinde hayatı kurtulacaktı. Aynı şekilde koltukta oturan vatandaşımız da kalkıp koltuğun önüne doğru pozisyon alsaydı hayatını kurtaracaktı. Sözkonusu durum bir tezata neden oluyormuş gibi görünsede bu tip vakaların binanın yıkılma şeklinden kaynaklandığı aşikardır. Kolon veya kirişlerin nasıl düşeceğini hesap edemezsiniz. O halde doğru davranış biçimi sağlam eşyaların önünde veya yanında pozisyon almaktır. Nitekim pek çok vatandaşımız da bu eşyaların üzerine düşen tavan, duvar, kolon ve kirişlerin sözkonusu nesnelere zarar vermesine rağmen yok edememesi nedeniyle oluşan boşluklardan kurtarılmıştır. Çok sayıda vatandaşımız binaları yıkılmasa bile anılan eşyaların altında kalarak yaralanmış veya hayatlarını kaybetmiştir. Banyo ve mutfaklarımızda kullanılan tüplerin genelde zarar görmeden sağlam olarak çıktığı ve çöken binanın altında destek oluşturarak boşluk yarattığı görülmüştür. Ancak, yukarıdaki kuralın ihlali nedeniyle Meydana gelen gaz kaçağı ve ender görülsede su baskınından mütevellit ölüm vakalarına rastlanmıştır. İçlerinde çeşitli malzemeler konularak doldurulmuş olan çekyatların, sağlam koltukların, demir ayaklı masa ve sandalye gruplarının, çamaşır makinası, bulaşık makınası gibi...dayanıklı ev eşyalarının metal çocuk ranzalarının, sabit makine tezgahlarının koruma sağladıkları ve sağ olarak kurtarılan vatandaşlarımızın da yoğunluklu olarak bu alanlardan kurtarıldıkları arama ve kurtarma ekiplerimizce beyan edilmiştir. Bu çantanın içinde; el feneri, yedek pil, radyo, küçük bir çadır, uyku tulumu veya battaniye, konserve, su, peksimet, tuz, şeker, bebe bisküvisi, süt, ped, bıçak, kaşık, bardak, sefer tası, termos, ilkyardım çantası, mevsime uygun yedek kıyafet, ışıldak, temizlik malzemesi ve kıymetli belgelerinizi muhafaza ediniz. Unutmayın ki erzincan depreminde nurcan hemşire depremden dokuz gün sonra kurtarılmıştır. Bu nedenle kesinlikle umutsuzluğa kapılmayınız. Tecrübelerimiz göstermektedir ki; depremden hemen sonra, özellikle ilk 2 saat içerisinde yaşanan şok nedeniyle kurtarma ekiplerinin size ulaşması ve yerinizi tespit etmesi mümkün olmayabilir. Bu yüzden panık yapmayınız ve enerjinizi tasarruflu kullanınız. Boşa harcadığınız her çaba için tükettiğiniz enerjiye ileride ihtiyaç duyabilirsiniz. Pozisyonunuzu koruyunuz ama hareketsiz de kalmayınız. Zaman zaman uzuvlarınızı oynatmak suretiyle kan dolaşımınızı sağlayınız. Kesinlikle üzerinizde sarkan cisimleri oynatmayınız, çekmeyiniz veya ayaklarınızla itmeyiniz. Eğer önünüz açıksa ve çıkabilecek durumda iseniz, destek oluşturan eşyaları kıpırdatmadan dirseklerinizden kuvvet alarak ilerleyiniz. Dışarıdan herhangi bir ses geldiğinde; eğer mümkün ise tiz ses çıkaran ev eşyalarına ritmik bir şekilde vurunuz. Mümkün değilse en yakın kolona, kirişe, duvara, tavana vurmak suretiyle yerinizi belli etmeye çalışın bu da mümkün değilse Tırnaklarınızla zemini kazıyın... Çünkü arama ve kurtarma ekiplerinin elinde bulunan cihazlar sesi birmilyon defa yükseltmektedir. Unutmayın !... Yurdumuzun her köşesinden ve uzak ülkelerden gelen yüzlerce kurtarma ekibi size ulaşmak için çaba sarfetmektedir. Ne yazıktır ki, bütün ısrarlarımıza rağmen bazı vatandaşlarımızın yukarıdaki kuralı çiğnemeleri hayatlarına malolmuştur.
Kurtardığınız her bir canlı ve ölü için kayıt tutunuz. Ambulans plakaları ile gittiği merkezleri not ederek en yakın karakola veya kriz merkezine bildiriniz. Çöken binanın adresini, adını, kat sayısını, her katta kaç daire bulunduğunu, her dairede kaç kişinin kaldığını, parlayıcı- patlayıcı, kolay yanıcı ve zehirleyici maddelerin bulunup bulunmadığını tespit ediniz. Mümkünse hanelerin basit krokilerini çiziniz. Derlediğiniz bilgileri kurtarma ekiplerine ileterek onlara yardımcı olunuz ve kesinlikle operasyonlara müdahale etmeyiniz. Unutmayın ki, her yalan ihbarın sonucu diğer enkazlarda sağ olarak kurtarılmayı bekleyen vatandaşlarımızın ölümü demektir
Şehir dışından yakınlarına yardım edebilmek amacıyla gelecek vatandaşlarımız şunu asla unutmamalıdır ki; kara yolunda yaratacakları trafik şıkışıklığının sonucu vaktinde ulaşamayan kurtarma ambulans ekipleridir.
Bu nedenle, ailenizden en az bir ferdin kurtarma, söndürme ve ilkyardım konularında kurs almasını sağlayınız.
|